İlgi; dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi; kimyasal koşullar eş ya da birbirine çok yakın olduğunda öğelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
Belirli bir olay ya da etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma; dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
Belirli bir olay ya da etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma; dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
Motivasyon:''Bir işi yapmak için içimizde duyduğumuz güçlü istek'' motivasyondur. Psikoloji dilinde ''güdü'' dediğimiz ''motivasyon'' ne kadar güçlüyse bir işi yapma gücümüz o kadar artar. ''Bir arkadaşımızı görmek'' için güçlü bir isteğimiz varsa ne uzaklık bize engel olabilir ne de bir işimizin olması.
''İçimdeki güçlü istek'' hangi etkenlerden oluşmaktadır? Bu da çok önemli bir konudur. Ailem bu konuda etken olabilir, arkadaş grubum, toplumsal öğretiler bu isteğin kaynakları olabilir. Ancak, en etkili kaynağın ''kendi bilinçli seçimimiz'' olduğunu unutmamalıyız. ''Kendi bilinçli seçimimiz'' bizim için büyük bir güç kaynağıdır. Engelleri aşmamız için en önemli güç kendi içimizdedir. Bu gücü harekete geçirebildiğimiz zaman pek çok engeli kolayca aştığımızı göreceğiz.
Tutum:Psikolojik bir objeye yönelen olumlu veya
olumsuz bir yogunluk siralamasi ve
derecelemesidir.
Yasanti ve deneyimler sonucu olusan, ilgili
oldugu bütün obje ve durumlara karsi
bireyin davranislari üzerinde yönlendirici
ya da dinamik bir etkileme gücüne sahip
duygusal ve zihinsel hazirlik durumudur
Tutumlarin Özellikleri
1. Tutumlar dogustan gelmez, sonradan
yasanarak kazanilir. Birey toplumsallasirken
kültürel olarak kazanir. Diger bir anlatimla,
tutumlar yasantilar yoluyla ögrenilmistir.
2. Tutumlar geçici degillerdir, belli bir süre
devamlilik gösterirler. Yani bireyler
yasamlarinin belli dönemlerinde ayni
düsünceye sahip olurlar.
3. Tutumlar, birey ve obje arasindaki iliskide bir
düzenlilik olmasini saglarlar. Ögrenme süreci
içinde derece derece biçimlendiginden,
insanin çevresini anlamasina da yardimci
olurlar.
4. Insan – obje iliskisinde tutumlarin belirledigi
bir yanlilik ortaya çikar. Birey bir objeye iliskin
bir tutum olusturduktan sonra ona yansiz
bakamaz.
Akademik Özbenlik: Kişiye özel olan ve ileri düşünceli , geniş yorum yapabilme gücü, zekayı kullanma seviyesi olarak da adlandırılabilir.
İnanç, kelime anlamıyla, bir düşünceye gönülden bağlı bulunmak demektir. Ayrıca inanılan şey, görüş, öğretidir. bir dine inanma, itikattir.
Yani bir düşünceye, bir kişiye, soyut bir kavrama (örneğin tanrı) gönülden bağlanma durumudur. Bu bağlılık, bağlanılan şeyin bizzat var olup olamasına veya ahlaken doğruluğuna yönelik olabilir. Ama her halûkârada, özünde "sevgi" "korku" gibi bir duygu bulunmaktadır. Hatta bazen bir tür sevgi-nefret ilişkisi olarak da tanımlanabilinir, inanan ile inanç konusu arasındaki ilişkidir.
